SİNE-Yİ DAR


Geçmiş tüm karanlığıyla geleceğe saldırırken, güneş bütün ihtişamıyla ufuktan doğuyordu. Böyle bir durumda ölümü düşünmek ne acı.Tüm bu karmaşık duygular benliğimi sarmışken hayata veda etmek insanı vahşileştirmekten başka ne işe yarayabilir ki?Ben bunları düşünürken bir katı ses yükseldi semaya;
—Son arzunuz nedir?
Bunu öyle bir nezaketle söylemişti ki sanki beni serbest bırakın desem olacakmış gibi. Umutlar ah umutlar. İnsan için su kadar lazım bir şey.Zaten insanı dar ağacında dik tutan da bu ;umutlar.Olmayacak bir şey ama özgürlüğümü istemek benim en doğal hakkım.Ama benim ki özgürlük olamaz.Çünkü özgürlük başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.Maalesef özgürlüğüm başkasınınkinin başladığı yerde bitmedi.Aksine durmadan yeniden başladı.Doymaz bir aygır gibiydim.Önüme çıkan her şeyi yıktım.Yedim,mahvettim.Sonu ne oldu peki?Benden de aciz bir dar ağacında sallanmak.Meydanda herkes meraklı gözlerle bana bakıyordu.Celladın sorusuna cevap bekliyorlardı.Madem hayat kısasa kısastı,o zaman ne arzulayabilirdim ki?Halk haklıydı ve ben suçluydum.Suçlu da olsam bir onurum vardı.İnsanlık onurumla ölmeliydim.Biliyorum ben bir hayvandım ama insan gibi ölmeliydim.Var gücümle;
—Şeriat’in kestiği parmak acımaz, diye gökkubbeye haykırdım. Ardından tek bir cümle duydum çırpınırken. Bu özgürlüğe tutsaklıktı.
—Padişahım çok yaşa!

Fatih Koç 2006 Yalova

Yorumlar

Popüler Yayınlar