Sevr Üzerine Basit Bir Beyan
Milli Mücadele
döneminde bilfiil işgal edilmiş topraklarımıza videodaki beyefendi "geçici
işgal" diyor. Herhangi bir isim de göremedim, kim olduğunu da bilmiyorum
lakin bence bu "geçici işgal" ifadesi sizin bizim Kurtuluş Savaşına katılmış
şehit ve gazi olmuş dedelerimize atalarımıza hakarettir. Geçici işgal ne demek?
Biz onlarla savaşmasaydık onlar zaten geri çekilip bize bu toprakları
vereceklerdi demeye getiriyor. Yine beyefendinin içinde yaşadığımız Türkiye
Cumhuriyeti devleti Anadolu'nun kadınıyla erkeğiyle çoluğuyla çocuğuyla birlik
beraberlik ruhuyla kurulmamış da sanki emperyalist güçlerin eliyle kurulmuş
gibi bir algı yaratmaya çalışıyor. Kaldı ki Kurtuluş Savaşımız Hindistan,
Pakistan başta olmak üzere emperyalizmin pençesindeki bütün mazlum ülkelerin bağımsızlıklarını
kazanmaları için örnek ve umut olmuştur. Sevr Anlaşması Yüce Türk Milletinin
ortaya koyduğu karşı iradeyle asla hiçbir şekilde uygulanamamıştır. Söz konusu
okullarda gösterilen harita da gerçektir. Aşağıda verdiğim kaynaklarda ülkemizi
parça parça düşmanlarımıza nasıl paylaştırıldığı görülmektedir. Bu kadar aşikâr
bir konunun nasıl da bir bilinmeyenmiş gibi, uygulanmamış bir anlaşmanın uygulanmış
gibi ortaya atılmasını akıl almıyor. Hucurât 6'da da buyrulduğu gibi Peygamber
efendimizin birçok hadisinde olduğu gibi bir bilgiyi topluluklarla paylaşmadan önce
onun aslını, kaynağını araştırmalıyız. Bazı insanlarımız duyduklarını ivediyle
paylaşırken, iş okumaya, araştırmaya gelince İvedikleşiyor. Ben bir Türkçe
öğretmeniyim ve bununla her meslek sahibinden daha çok gurur duyuyorum. Ancak
böylesi tarihi bir konuda basit bir öğretmen olarak milletimize düşmanlığın
yazılı belgesi olan Sevr Anlaşmasına göre çizilen sözde Türkiye haritasının
aslında var olduğunu kanıtlamaya çalışıyorum.Okuyana ve anlayabilene gösterdiğim
kaynaklarda anlaşmanın hem İngilizce hem Türkçe asılları var. Hep referans
olarak gösterdiğimiz İkra 1’i eyleme geçirmedikçe bir Müslüman hiçbir yere
varamaz. Çünkü Yüce Furkan kitabında Allah(cc.) “oku” diyerek harekete
geçmemizi istiyor. Hareket eylem demek, eylemse devrim demektir.Bu en büyük
devrimin uygulayıcısı da Allah’ın elçisi Hz. Muhammed(sav) ’dir. Devrim var olan
tüm tabuları, dogmaları yıkmaktır. Ve en büyük devrim, dönüşüm, inkılap - adına
her ne derseniz deyin, hangi kesimden olursanız olun - insanın kendi kafasındaki,
dünyasındaki tabuları yıkmakla başlamasıdır. Oysa bazıları günümüzde İslam’ı;
tabuları, dogmaları yıkmak için değil de başkalarının tabularını, dogmalarını
kabullenmek için kullanıyor. Yazık ki ne yazık çünkü acı bir ibret olarak daha
gün gibi karşımızda 15 Temmuz dururken, insanlarımız hala senin benim adamım diyorken…
Bu kara günden çıkarmamız gereken en büyük dersin başkalarının sözüne kayıtsız
şartsız biat etmememiz gerektiği; tabuları, dogmaları olan insanlara
dönüşmememiz, Mankurtlaşmamız gerektiği olmalıyken… Herkesin suratına 93 yıl önce Mustafa Kemal
Atatürk’ün söylediği şu söz bir tokat gibi çarpmalı: “Muallimler,
Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, nesiller ister.” Kula kul
değil fikri hür, vicdanı hür olanlara selam olsun.
Türk
Tarih Kurumu internet sitesinde antlaşmanın tam metni icin(Türkçe)
İngiltere
Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde antlaşmanın tam metni icin(İngilizce)
Fatih Koç,Şubat 2017 İstanbul


Yorumlar