Kızıma Açık Mektup

Sevgili Kızım,
Gün gelecek, heykelin bir put olmadığını öğreneceksin. En büyük putun insanın kendi nefsi olduğunu anlayacaksın. Nefsin istediği ne varsa en değerli varlığını - hayatını - onun uğruna harcadığını ve ona vakfettiğini göreceksin. Üstelik putun kimi zaman bir cisminin olmadığının ayırdına varacaksın. Kimilerince bu bir makam olacak, kimilerince bir şöhret. Kimisinin putu bir kağıt kadar hafif olacak hatta var bile olmayacak, sanal bir alemde uzun uzun rakamları, kısa kısa harfleri olacak: adına para, borsa diyecekler. Kimisinin putu asla yerinden kaldırılamayacak bir avuç toprak ve beton olacak: adına gayrimenkul diyecekler. Kimisinin putu saniyeler içinde kilometrelerce hıza ulaşacak: adına araba diyecekler. Tüm bu saydıklarım elbet hayatının bir köşesinde olacak. Çünkü hayatı ve hayatını güzelleştirmek için bunlar senin aracın olacak. Araçtan ötesi olduğu gün, hayatının ve varoluşunun amacı olduğu gün senin de bir putun olmuş demektir. Sakın buna izin verme! Daha sayamadığım hırsla arzulanan nice putlar olacak. Putların nefes alabileceğini de sakın unutma: O nefes alan varlık; biricik -yegane- bir bebeğin, annen, baban olabilir. O, körkütük aşık olduğun, onsuz yapamayacağını düşündüğün bir sevgilin olabilir. O; bir din adamı, bir sporcu, bir sanatçı, bir siyasetçi olabilir. Tüm bu beşerleri aşırı yücelttiğin, sorgusuz sualsiz sevdiğin, kendince hiçbir noksanlığının olmadığını düşündüğün gün artık senin de bir putun olmuş demektir. Sakın buna izin verme! Sen Elif ol, Aypare ol. Hep Allah’ın birliğinin ve tekliğinin yeryüzündeki tecellisi ol. Allah, Furkan kitabında şöyle buyuruyor: “Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi koruyucu olacaksın?”
İşte kendi nefsinin arzularını kendine ilah edinenleri gördüğünde, zaten anlayacaksın heykelin bir put olmadığını, olamadığını.


Fatih Koç,Ağustos 2017,İstanbul

Yorumlar

Popüler Yayınlar