Yolların Yolculuğu
Bir aralıktan geçerek
başladı yolculuğum. Ben büyüdükçe, büyüdü yürüdüğüm yollar. İlkin bir toprak
yoldum, tozuttum. Sonra çakıllandım, muzır bir mıcır oldum. Nihayetinde kara
kazanlarda kaynayan katran oldum, asfaltlandım. Üzüldüğüm zaman gözümde uzadı
yollar, sonu hiç gelmeyecek sandım. Gülünce kısaldı, bir adımla bitecek sandım.
Önümdeki yıllar boyunca yollar kısaldıkça, ardım sıra uzayıp gitti. Ayrımlar
çıktıkça yolumuza, ayrılıklar gördük. Sandık ki ayrıldıkça kısalan yollarda,
sonuna geldik hayatın. Ama bilemedik, her yolun elbet bir gün bir kavşakta
birleşeceğini. İşte o gün bir kavşakta kavuştuk çift şeridimize. Bazen beraber
dağlar aştık; nehirler, göller, denizler, boğazlar geçtik. Yağmur, dolu, kar
yağdı üzerimize, güneş kavurdu tenimizi, yine de geçtik yol vermez geçitleri. Dolambaçlı dönemeçleri döndük beraber. İnişlerde rahatı görünce daraldık, sıktık
birbirimizi. Zorlu çıkışlarda genişledik; destekledik, ferahlattık
kendimizi. Ve günü geldi, üç şeride çıktık. Yanımız sıra aldık, götürdük onu da
nice bilinmez diyarlara, görünmez ufuklara. Yıllar geçince o da ayrıldı başka
yollara. Arkasından bakakalmak düştü bizlere. Kimileri aynı yerdeyiz diye aynı mekânlardan
geldiğimizi, aynı yollardan geçtiğimizi zannetti. Tüm yolların da yılların da
bir aralıkta son bulacağını bile bile. Arasındaki tek fark yıllar, bir döngü
içinde dolaşacak. Oysa yol olup açılan her aralık bir gün kapanacak.
Fatih Koç,Ocak 2018,İstanbul

Yorumlar