Doğumlu İnsan
Doğumlu
olduğunu unutuyor ölümlü insan. Doğum ki verilen müjdelerin en güzeli. İnsan
yaşarken ölmek ya da ölmemek fikrine takılıp kalıyor. Bize verilen gücün doğum
olduğunun farkında değiliz. Belki insan olarak sonu göremeyiz ancak insanlık
olarak sona varabiliriz. Bizim imtihanımız ne ölmek ne de ölümsüzlüğe ermek.
Bize düşen her seferinde doğmak ve tüm bildiklerimizle kendimizi doğmuşta ve
doğacakta yaşatmak. Bunun ise tek bir yolu var: O da maddeyi usa öğretmekten ve
ruhu manayla eğitmekten geçiyor. Öğretmek ve eğitmek bir milletin yeryüzüne egemen
olmasını sağlayan tek güç. Dünyada bu gücü elinde bulunduran biricik zümre:
öğretmenler. Bu zümreye dâhil olan ben, bu gücün mutluluğunu ve ağırlığını
taşıyorum. Bir öğretmen için bilgi zorunluluk, ülkü sorumluluk demektir çünkü
geçmişe bilgiyle, geleceğe ülküyle varabiliriz. Bir insanı yaşatan kuvvet;
yemek, içmek ve nefes almak olabilir ama insanlığı yaşatan yegâne mefhum, bir
meşale gibi taşıdığı ülküden başka bir şey değildir. Geçmişi bilmeye mecbur,
yüce amacımızı kaybetmeden geleceğe ulaşmakla mesulüz. Başta Asya’dan Avrupa’ya
geçmişle geleceği öz varlığında bir bayrak gibi taşıyarak bize eriştiren
hocalarımız, öğretmenlerimiz olmak üzere ülküsünü ve bilgisini kaybetmemiş tüm
meslektaşlarımın gününü kutlar, saygılarımı sunarım. Geçmişe bilgiyle, geleceğe
ülküyle, hep birlikte, hep birlikle… Selametle.
Fatih Koç, Kasım 2018, Ağrı

Yorumlar